• sözlükten kız düşüremeyen mal

    .
    Afedersiniz beceriksiz Maldır. Ben bile 2 saatte 10 kız düşürürüm.
    9 -1 ... essy
  • birlikte içki içmek istenen roman karakterleri

    .
    martin eden.

    karakterin ismiyle aynı isimde olan bu romanda geldiği yere geri giden bir denizcinin tatlı sert hayatı anlatılır. bu roman hayatımda en çok etkilendiğim kitap oldu.
    martin eden ile oturup ona sadece "neden" demek isterdim.

    insanlar neden görmezden gelirler martin?
    3 ... vhuemay
  • birlikte içki içmek istenen roman karakterleri

    .
    madam bovary, jane eyre, rosaline.
    1 ... marie antoinette
  • cemal metin avcı

    .
    Siyasi görüşünün ne önemi var ki? ister akpli ister chpli ne fark eder lan? Sonuçta vahşice, şerefsizce, kahpece bi kızı katletmedi mi, katletti.
    Kadın cinayetleri üzerinden bari siyaset yapmayın amk adam gibi tepkinizi koyun, nefretinizi kusun kusacaksınız da...
    Zorunlu tanım: gencecik bi kızı vahşice öldüren bir adet ruh hastası orospu çocuğu.
    9 ... goddesss of darknesss
  • anın görüntüsü

    .
    Sabah mestanı. *

    anın görüntüsü

    anın görüntüsü
    21 -8 ... bellalola
  • esra

    .
    Lisede ben tam esra selam naber diyecekken o sevgili buldu. Mezun olduk hala aynı adamla sevgiliydi. Biz "dostça" görüşmeye devam ettik. Onun üniversite hayatı boyunca aynı adamla sevgiliydi. Biz görüşmeye devam ettik. Okul bitti e hadi evlenin artık derken adam esra'yı terketti. Bende artık hiçbir şey kalmamışken yine "dostça" görüşmeye devam ettik. Aradan birkaç sene geçti. Bir gece içip içip "Serdar ben seni çok seviyorum" diye aradı gecenin 3'ünde.

    Lan hayat çok garip gerçekten. Geç kalınan 3-5 gün 3 insanın hayatını kökten değiştirebiliyor.
    1 ... serdarsl06
  • bist 100

    .
    Sabah Panikleyen kynin malını aldığım borsa endeksi.
    Yüzde 80 nakitteydim 9.55 de full girdim 10.30 da çıktım. 4300 kazandırdı 35 dakika da.

    (bkz: Bura borsa kim kime korsa)
    2 ... once upon a time batu
  • 2002li erkek 1995li kız ilişkisi

    .
    Arkadaşlar siz ne kadar miniksiniz öyle!
    Bunlar nasıl başlıklar.
    Benim burda ne işim var?
    2 ... sallapati
  • hayalimdeki gelinlik

    .
    Evliliği kurtuluş ve hayattaki tek başarı olarak gören kızlar için bu hazırlanan programlar korkutucu değil mi? Nasıl bi düşünce empoze ediliyor böyle. Ürkütücü.

    Bu ve türevi yayınlar yüzünden çeyizle, evlilikle, halıyla perdenin uyumuyla, avizeyle koltuğun deseniyle kafayı bozmuş; altınlarıyla takılarıyla gösteriş yapıp, kocamla çok mutluyuz imajı çizip, mobilyacıdan hallice evlerinde anlık bir heveslerinin sonucu aldıkları evlilik kararının huzursuzluğu ve mutsuzluğu içinde çırpınan kızlar var.

    Ya da belki de böyle basit vizyonları, kısıtlı düşünceleri ve sınırlı hayalleri olanlar daha mutludur kim bilir. Hiç içine yönelmemiş, kendini keşfetmemiş, yalnızca dışa dönüklüğü ve özentiliği ile gelinlik hayali kuracak kadar mutlu olmuş. Özeniyorum bazen.
    14 -2 ... essy
  • evlilik yaşı

    .
    Kadın 27-28
    Erkek 33-34.
    4 -3 ... matmazeliniz
  • ilişkilerde işe yaramayan şeyler

    .
    (bkz: kıskandırmak)

    bende hep geri teper.

    bozuk olduğumuz dönemde, -özellikle kıl olduğum- kızlara sürtünmesi, bunu gözüme gözüme sokması; geri dönüşü olmayan hata demektir gözümde.

    kime yavşıyorsa onu orada birakır, sıradakine şans veririm.
    6 -3 ... ups boobss
  • ege adaları ve lozanı bilale anlatır gibi anlatmak

    .
    "ege adaları lozan'da verildi, ismet verdi" diye salya sümük ağlayan itlere defalarca anlatılan, bıkmadan usanmadan defalarca anlatmaya devam edeceğimiz şey.

    ömründe ege denizini görmemiş çomarlar, gelmiş ege adalarını lozan'da verdik diye kadir mısıroğlu ağzıyla konuşuyorlar.

    bugün bu aktroll hastalığı bir kez daha nüksetti;
    (bkz: koyun adasındaki dağa yapılan dev yunan bayrağı)

    işgal altındaki koyun adasına yapılan dev yunan bayrağı ile ilgili birtakım aktroller "adanın lozan'da verildiğini" yazmışlar.

    öncelikle lozan antlaşmasında adalar ile ilgili görüşülen hususları öğrenelim.

    lozan antlaşmasının; 6., 12., 13., 14., 15., 16. maddeleri adalar ile ilgilidir.

    lozan antlaşmasında ege adaları;

    Midilli, Limni, Sakız, Semadirek, Sisam ve Ahikerya adaları üzerinde Yunan hakimiyeti hususunda Osmanlı Devleti'nin imzalamış olduğu 1913 tarihli Londra Antlaşması ve 1913 tarihli Atina Antlaşması'nın adalar hakkındaki hükümleri ve 13 Şubat 1914 tarihinde Yunanistan'a bildirilen karar, adaların askeri gayelerle kullanılmaması şartıyla aynen kabul edilmiştir. Anadolu kıyısına üç milden az mesafede bulunan adaların ve Bozcaada, Gökçeada ile Tavşan Adaları üzerindeki Türk hakimiyeti kabul edilmiştir.
    Osmanlı Devleti tarafından Uşi Antlaşması ile 1912 yılında italya'ya geçici olarak bırakılan On iki Ada üzerindeki bütün haklardan on beşinci maddeyle italya lehine feragat edilmiştir.
    ege adaları ve lozanı bilale anlatır gibi anlatmak

    öncelikle lozan antlaşmasının tam metni şurada;
    https://yadi.sk/i/stOnNdGrk5ZT2

    şimdi yukarıdaki lozan antlaşmasının adalar ile ilgili maddelerine dönelim.

    1-)kuzey ege adaları olarak bildiğimiz adalar; midilli, limni, sakız, semadirek, sisam ve ahikerya için ne diyor lozan?
    1913'te londra ve atina antlaşmalarıyla osmanlı devleti tarafından yunanistan'a bırakıldı diyor mu?
    evet.

    2-)peki 12 adalar için ne diyor?
    1912 uşi antlaşması ile italya'ya bırakıldı diyor mu?
    diyor.

    zaten bu adalar osmanlı tarafından türkiye cumhuriyeti kurulmadan, lozan antlaşması imzalanmadan seneler önce bırakılmış, terk edilmiş mi?
    evet.

    osmanlı döneminde elimizden çıkan adaların lozan'da geri alınmasını beklemek ve lozan'da bunların alınmamasından dolayı atatürk'ü ve türkiye cumhuriyetini suçlamak sersemliktir, cahilliktir, aymazlıktır, düşmanlıktır...

    lozan'da adalar konusunda bir husus daha gündeme gelmiş.
    yukarıda yazıyor;
    "Anadolu kıyısına üç milden az mesafede bulunan adaların üzerindeki Türk hakimiyeti kabul edilmiştir."

    kıyılarımıza 3 milden daha az mesafede bulunan adalar...(antlaşmanın 6. maddesi 2. fıkra)

    hangi adalar bunlar bakalım;

    1-)keçi adası ve kololimnos adası;
    bodrum kıyılarından 3 milden daha az mesafede olan iki ada.
    ege adaları ve lozanı bilale anlatır gibi anlatmak

    her iki ada da lozan'a göre türk toprağı. muğla ilimizin bir parçası, ama iki ada da akp döneminde yunanistan tarafından işgal edildi.
    keçi adasına yunanistan cumhurbaşkanı 2017 yılında bir askeri botla çıktı;
    https://www.yenicaggazete...i-botla-cikti-41951yy.htm

    2-)koyun adası;
    ege adaları ve lozanı bilale anlatır gibi anlatmak

    izmir ilinin karaburun ilçesine ait olan ve türkiye kıyılarından sadece 2 mil mesafe uzaklıkta bulunan ada. koyun adası da akp döneminde yunanistan tarafından işgal ve ilhak edilmiştir.
    (bkz: koyun adasındaki dağa yapılan dev yunan bayrağı)

    3-)eşek adası;
    ege adaları ve lozanı bilale anlatır gibi anlatmak

    aydın ili didim ilçesine bağlı türkiye anakarasına 3 mil mesafede bulunan ve akp döneminde yunanistan tarafından işgal ve ilhak edilen ada.
    ada, yunan savunma bakanının kuzu çevirme yapmasıyla gündeme gelmişti.
    (bkz: yunanların eşek adasında kuzu çevirme yapması)

    4-)bulamaç adası;
    aydın ili didim ilçesine bağlı ada. kıyılarımızdan 3 milden daha az mesafede bulunan adada yerleşim yoktur, fakat adaya yunan birlikleri çıkmış, yunan bayrağı çekilmiş, ada yunanistan tarafından işgal edilmiştir.
    ege adaları ve lozanı bilale anlatır gibi anlatmak

    şimdi lozan antlaşmasına istinaden hakkımız olan 3 mil kuralını uygulamayıp bu adacıklara sahip çıkamadığımız için, yine lozan antlaşmasına göre üzerinde mülkiyet hakkına sahip olmamız gereken hurşit adası ve fornoz adası da akp döneminde yunan işgaline uğramıştır.

    ayrıca yina lozan antlaşmasında statüleri belirtilmeyen ege denizindeki; sakarcılar, nergizcik, marathi, koçbaba, ardacık ve istanbulya adalarında da türkiye hak sahibi olmasına rağmen bu adalar yunan işgali altındadır.

    bir diğer konu da girit adası çevresindeki 5 adacıktır. (gavdos, dhia, dionisades, koufonisi, gaidhouronisi)
    ege adaları ve lozanı bilale anlatır gibi anlatmak

    bu adacıkların da statüsü belli değildir, ama bu adacıklar birer osmanlı toprağıdır.
    lakin oldu bitti ile elmizden çıkan girit adasının yakınındaki bu adalarda hak iddia edebilmemiz için evvela kıyılarımızın dibindeki 3 mil mesafedeki adalardaki haklarımızı aramak gerekir.

    fazla uzatmadan sonuca bağlayacak olursak, 30 ağustos 1922'de zafer kazanıldığında elimizde olan hiçbir ada lozan antlaşmasında yunanistan'a verilmemiştir.
    buna dair tek kanıt gösteremezler, zira göstermeleri için lozan antlaşmasının metnini okumuş olmaları gerekir.

    lozan antlaşmasını okumayıp "adalar lozan'da verildi" demek nasıl bir şerefsizliktir onu siz okuyuculara bırakıyorum.

    lozan'da yunanistan'a tek ada verilmemiş, bilakis gökçeada, bozcaada türkiye'ye katılmıştır. bunun dışında da kıyılarımıza 3 mil mesafedeki ada ve adacıklar türkiye toprağı sayılmıştır.

    şimdi 1922'de elde edilen kıyılarımıza 3 mil mesafedeki adaları sonraki dönemlerde hükümet olduklarında koruyamayıp işgale uğramasına ses çıkarmayanlar kalkıp utanmadan "lozan hezimettir" diyorlar.

    sen sana ait olan adaları korusana.
    yunan geliyor adalarını işgal ediyor, kuzu çevirme yapıyor, bayrak asıyor. uyuyorsun.
    hadi ordan teres...
    --------------------------
    --------------------------
    edit-1: sen tam 5683 karakter entry gir, ak köpek gelsin bir görsel atsın şerefsizlik yapmaya devam etsin.---> (bkz: #42309200)

    gerizekalı işte anlamıyor ki?
    3 mil statüsü nedir okuyup öğrenmiyor ampul beyinli.

    ben diyorum antarktika bunlar diyor ki tengir gel götüme mantar tıka.
    ulan ampuller, siz bana göstersenize "lozan'da şu ada bize aitti ama yunanistan'a bıraktık" diye bir madde?
    nereden göstereceksiniz ki amk? okumadığın bir antlaşmanın maddesini nereden göstereceksiniz?

    ne diyeyim ki ben bunlara şimdi?
    sonra küfür edince tengir küfür etti diye ağlıyorlar.

    karşıma çıkmıyorsunuz ki döve döve adam edeyim...
    --------------------------------
    --------------------------------
    edit-2: bakın anlaşamıyoruz.

    tekrar ediyorum, ben diyorum antarktika, siz diyorsunuz gel götüme mantar tıka.

    sizin dediğiniz; "adalar lozan'da verildi..."

    ben de diyorum ki; "adalar lozan'da verilmedi..."

    sonra kalkıp bana argüman olarak 1946 yılı paris barış antlaşmasını gösteriyorsunuz.

    lozan antlaşması 1923'te, paris 1946'da.

    arada 23 yıl var. nasıl oluyor da lozan'da adalar verilmiş oluyor?
    lozan'da verilen adaları biriniz göstersenize arkadaşlar, boş yapmaya gerek yok...
    34 -11 ... tengir budun
  • sevgiliye yapılacak minik sürprizler

    .
    gün içinde normal yazışırken bir anda etek altından bir görüntü atın.

    görüntülü arama yaptığında ekranı direkt memelerinize açtırın.

    eve ondan evvel gittiğinizde ya da o tuvaletteyken bir anda iç çamaşırlarınıza kadar soyunun, odasının kapısının açıldığı yatak-kanepe-halı - yer minderi-sandalye üzerine dizlerinizin üzerinde, elleriniz yere değecek şekilde çökün(domalın aq).

    çantasına poşet içinde kullanılmış iç çamaşırınızı bırakın.

    uyarı: sizin potansiyelinizi bilen (erkek) sevgiliye yapın bunları.
    rastgele.
    11 -19 ... ups boobss
  • her kadının rahmi erkek doğurmaya uygun değildir

    .
    Unutulmayan bir kayınvalide sözüdür.

    Geçen sene ağustos ayında bir bebeğimiz oldu. Eşim de ben de cinsiyetini doğum olana dek öğrenmek istemedik. Aileler her ne kadar ısrar da etse doğal ve fizyolojik bir sürece aykırı gibi geliyordu bize.

    Zorunlu hizmet görevi için mardin dargeçit’e atanmıştık evlenir evlenmez. eşimden ayrı kalmak istemediğim ve onun da babalık duygusunu tatması için ailemin yanında yapmaktansa doğumumu onun yanında dargeçit’te olmak istedim. Doğum için belirlenen tarihe iki hafta kala kayınvalidem yardımcı olmaya geldi. Beş altı gün her şey iyi güzeldi, karnımın aşağıda durmasıyla ilgili yaptıgı ‘aaa erkek olacak’ yorumlarından sohbet etmeye çalışıyor diye düşünerek üzerinde durmamıştım. Ancak günden güne erkek sözcüğünün ne kadar ağzından sık çıktığını farkettim. ‘Tatlı aşermiyor muydun? Erkek olacak.’ ‘Benim kızlarım balık gibi kayardı karnımda, oğlum devamlı tekmelerdi seninki gibi. Oğlan olacak.’ Oğlan erkek oğlan diye diye günler geçiyor, agustos ayında mardin 48-49 derece iklimi hiç alışkın olmadığım çöl iklimi gibi kuru bitirici. Bir sonraki doktor kontrolünde ilk iş cinsiyetini sormak olacak dedim. Ancak o kontrole gidemeden doğumum oldu. Hastaneye bile gidemedik. Akşam altıdan sonra ilçenin giriş-çıkışı kapatıldığı ve en yakın hastane iki saat uzaklıkta olduğu için hemen eve eşimin de çalıştığı hastanedeki ebeyi çağırdık. Yatak odamızda sadece eşimi ve ebeyi istedim. Annem ve kayınvalidem salonda beklediler. Sesimle yıkıyordum ortalığı eminim. Canından can çıkması diye bir tabir vardır tam olarak olan da buydu . 9 saat sancıdan sonra bir kızımız oldu. Anası gibi sesiyle yıktı geçti ortalığı. Ebemiz hepatit b aşısı ve k vitamini iğnesini vurdu sonra verdiler kucağıma. içinde bulunduğum durumu beynim idrak etmeye anlamlandırmaya çalışıyor. Tüm o sinemalarda, dizilerde, instagram annelerinde gördüklerimin hepsi yalanmış. Gerçek kanlı canlı kucağımda duruyordu. Onu giydirmeye annem geldi odaya, bir süre sonra toparlandık bebeğim de ben de güzel bir uykuya daldık. Bir hafta kadar iki anne de yanımızda kaldı. Sonra öz annem sınava hazırlanan kardeşim icin eve döndü. Eşimin annesi iki hafta kalacak sonra annem yanıma geri gelecekti. Bebekle yalnız kalmaktan korkuyordum bakımını ilk gün hariç tamamen kendim yapmama rağmen bir yanlış yapmaktan çekiniyordum.
    Gelelim başlığa sebep olan diyaloğa. Bebeği uyutmuştum eşim ben ve kayınvalidem yemek yiyorduk. Durduk yere yine sessizliği doldurmak icin ‘uzmanlar diyormuş ki (hangi uzman bilmiyoruz ve bilmiyor) her kadın erkek evlat doğuramıyormuş. Kadının rahmi buna uygun degilse erkek olmuyormuş’ dedi. Afalladım. Sonra bir anda jeton düşüverdi ağzımda çoğalan yemeği yutmaya çalışırken. Bebek doğalı üç hafta geçmiş bir kez olsun kucağına almaması, eşim her yanıma yardıma geldiginde ben yavruma yanarım o da yavrusuna diye sitem etmeleri her şey yapbozun birer parçaları gibi birleşti ve yerli yerine oturdu. Kadın, kızımız olmasını kusur gibi görüp bunu oğlunun da verdiği genlere dayandırmak yerine bunun sorumlusu ve suclusu olarak beni, benim rahmimi görüyor. Bu kadın yıllarca devletimize hizmet etmiş, diyanet işlerinde hoca, bir memur. inançlı(!) bir kadın nasıl olur da her kadının rahmi erkek cocuk doğuramaz der. Senin dinin demiyor mu her şeyi Rabbinizden dileyin. “O” ol derse olur. Meryem’in babasız bir bebeğe gebe kaldığına inanıyorsun da be kadın, her kadının erkek doğuramayacağına mı inanmıyorsun. Ne cüretle doktor olan oğlunun, eczacı gelininin yanında uzman biri söylemiş diye uydurarak, bilimsel bir veri ortaya sunmuş edasıyla, zihnindeki bitleri bilmiş bilmiş döküyorsun?
    O yemekten sadece halı desenlerini inceleyip sofra kaldırma bahanesiyle kalktım. Eşim de bu söz icin herhangi bir şey söylemedi. Zaten annesine saygısızlık etmesini de istemem asla. Evimizden gidene kadar her konuştuğunda halı kilim perde desenlerini inceledim, ışığa uzun müddet bakınca görme yetisi gecici olarak azalır ya, ben de görsel olarak detaylara inip düşüncelerde kaybolarak duyma yetimi kaybetmeyi ögrendim sayesinde.

    Simdi evladımız 13 aylık oldu. Bu süre içinde hizmet süremizi tamamlayıp tasındık ve eşimin annesi torununu toplam iki kez gördü. ikinci ziyaretinde üç aylık bebeğim icin ‘özel okula göndermeyin paranıza yazık’ diyordu. Üç aylık bebek icin! Yarın üçüncü ziyareti olacak ve ben uyuyamıyorum sözlük. Evlilik demek buymuş. Kangren olmuş uzvu kesip atamamakmış, hastalıklı yere tahammül etmek sineye çekmekmiş.
    74 -15 ... a girl is no one
  • sözlük kızlarının fotoğrafları

    .
    allah sizlere akıl fikir versin. anne babalarınız şu fotoğrafları görse yüzlerine nasıl bakacaksınız çocuklar? yazık size.
    20 -4 ... aybars tunga
  • oral seks yapmayı bilmeyen erkek

    .
    oral seks yapmayı bilmeyen erkek

    kadının yönlendirmesi ile daha iyi sonuçlar alınabilecek seks parçasında yetersiz kalan erkektir.

    -bacak arasına kıstirılan baş, aşırı duyarlılıkla beraber alınan zevki,

    -sımsıkı kavranan saç, doğru hamleler yaptığınızı

    -erkeğin başını cinsel organa gömme hareketi ise işi tam bu anda abartmanız gerektiği anlamına gelen vücut dilidir.
    10 -7 ... ups boobss